14 Haziran 2011 Salı

Son Monteler














9 Haziran 2011 Perşembe

Half Man - Half Price Store ~ The Story of Peng Shuilin


Half Man - Half Price Store ~ The Story of Peng Shuilin

In life we keep complaining about what is or why we don't have.

Half the time we seem dissatisfied, though full-bodied and free to choose. Fat people say,"I want to be slim." Skinny people say,"I want to be fatter."Poor people want to be rich and rich are never satisfied with what they have.


PENG Shuilin is 78cms high. He was born in Hunan Province , China ...In 1995, in Shenzhen, a freight truck sliced his body in half.His lower body and legs were beyond repair.

Peng Shuilin, 37, spent nearly two years in hospital in Shenzhen, southern China ,

undergoing a series of operations to re-route nearly every major organ or system inside his body.Peng kept exercising his arms, building up strength, washing his face and brushing his teeth.

Surgeons sewed up his torso.

He survived against all odds.

Now Peng Shulin has astounded doctors by learning to walk again after a decade. 

Considering Peng's plight, doctors at the China Rehabilitation Research Centre in Beijing devised an ingenious way to allow him to walk on his own,

creating a sophisticated egg cup-like casing to hold his body, with two bionic legs attached.

It took careful consideration, skilled measurement and technical expertise..

Peng has been walking the corridors of Beijing Rehabilitation Centrewith the aid of his specially adapted legs and a re-sized walking frame.

RGO is a recipicating gait orthosis, attached to a prosthetic socket bucket.

There is a cable attached to both legs so when one goes forward, the other goes backwards.Rock to the side, add a bit of a twist and the leg without the weight on it advances, while the other one stays still, giving a highly inefficient way of ambulation.Oh so satisfying to 'walk' again after ten years with half a body!




Hospital vice-president Lin Liu said: "We've just given him a checkup; he is fitter than most men his age."Peng Shuilin has opened his own bargain supermarket,called the Half Man-Half Price Store.The inspirational 37-year-old has become a businessmanand is used as a role model for other amputees.At just 2ft 7ins tall, he moves around in a wheelchair giving lectures on recovery from disability.His attitude is amazing, he doesn't complain."He had good care, but his secret is cheerfulness. Nothing ever gets him down."You have a whole body. You have feet.Now you have met a man who has no feet.His life is a feat of endurance, a triumph of the human spirit in overcoming extreme adversity.Next time you want to complain about something trivial, don't.Remember Peng Shulin instead.  Life Is a Gift Today before you say an unkind word - Think of someone who can't speak. Before you complain about the taste of your food - Think of someone who has nothing to eat. Before you complain about your husband or wife - Think of someone who's crying out to GOD for a companion. Today before you complain about life - Think of someone who passed away in the prime of his/her life. Before whining about the distance you drive Think of someone who walks the same distance with their feet. And when you are tired and complain about your job - Think of the unemployed, the disabled, and those who wish they had your job. And when depressing thoughts seem to get you down - Put a smile on your face and think: you're alive and still around.

3 Haziran 2011 Cuma

Nazım ve Che



Nâzım ve Che..

Sevgili okurlar, Nâzım’la Küba’da dizisine bunca güzel mektup geleceğini bilseydim, dört değil, kırk dört gün sürdürürdüm yazıları...

Birçok okurun Küba ve Nâzım, Küba ve Che üzerine paylaştıkları düşünceler, anılar, çağrışımlar... Nâzım Hikmet Vakfı aracılığıyla bu yolculuğa katılmış olanların sözleri... Küba’ya daha önce gitmiş olanların ya da hiç adım atmamış olanların yazılara tepkileri... Hepsi beni sonsuz zenginleştirdi, gönendirdi... İtalya’da yaşayan tarım doktoru Kenan Aydınoğlu’nun, Che belgeseli hazırlarken, tarım bakanlığı yetkilileriyle görüşmesi üzerine, bir anda kendini Küba’da kırsal kalkınma projeleri içinde bulması başlı başına bir kitap konusu olabilir... Mukadder Özgeç ve Cenap Tezer’in mektupları da öyle...

Bu ilginin kaynağının Nâzım Hikmet sevgisi olduğunun bilinciyle sizlerle Engin Demiriz’in mektubunu paylaşmak istiyorum. Engin Demiriz psikiyatr ama Küba sevgisi İspanyolca öğrenmesine neden olmuş. Onu İspanyolca çevirilerinden, Cumhuriyet’teki Latin Amerika yazılarından tanıyabilirsiniz.

Nâzım ve Che

Engin Demiriz, Che’nin iki biyografisini anımsatıyor. Biri Jon Lee Anderson’un “Devrimci Bir Hayat”, diğeri de Meksikalı gazeteci Paco İgnacio Taibo’nun “Nam-ı Diğer Che” adını taşıyor. Her ikisinde de Che’nin Nâzım Hikmet’in şiirini çok iyi bildiğini ortaya koyan bir anekdot var. Her iki biyografide de yer alan olayı Jon Lee Anderson şöyle anlatıyor:

“Che, 6 Temmuz’da (1956) anne ve babasına bir mektup yazarak başına gelenler hakkında bilgi verdi ve faaliyetleriyle ilgili gerçeği açıkladı:

Bir süre önce Kübalı genç bir lider beni hareketine, ülkesinin silahlı kurtuluşunu amaçlayan hareketine davet etti ve ben de elbette kabul ettim. Geleceğim Küba devriminin geleceğine bağlı. Orada ya zafer kazanacağım ya da öleceğim. Bugünden öngöremeyeceğim bir nedenle bir daha yazamayabilirim. Şansım kötü giderse bu satırları bir veda olarak, ama hüzünlü değil, içten bir veda olarak kabul edin. Hayatım boyunca deneme yanılma yoluyla kendi gerçeğimi aradım ve şimdi doğru yolda ve arkamdan gelecek kızım sayesinde döngüyü tamamladım. Artık boş yere ölmeyeceğimi düşünüyorum, ancak Nâzım’ın (Türk şairi Nâzım HİKMET diye yazar Andersen not düşmüş.) dediği gibi, ‘yarım kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim’.”

Şimdi Engin Demiriz’i dinliyorum: “Ben bu bölümü okurken hayretler içinde kalmıştım, Che kadar annesinin de Nâzım’ı tanıyor olmaları bir yana, alıntı yapacak kadar da şiirlerini biliyorlar. Üstelik bizde adı bile anılmazken...”

Evet Che, Bolivya’da CIA komplosuyla pusuya düşürülüp öldürüldüğünde, Nâzım’ın dediği gibi “yarım kalmış bir şarkının acısını toprağa götürüyordu”...

‘Bizim Koca Hikmet’

Engin Demiriz bir de Che’nin eşi, çocuklarının annesi Aleida March’ın geçen yıl yayımlanan “Evocaciones” adlı anı kitabına dikkatimi çekiyor ve şöyle diyor:

“Orada Che, Aleida’ya ‘dünyadaki biricik sevgilim’ diye seslenir ve parantez içinde ‘Bunu bizim koca Hikmet’ten ödünç aldım’ der.”

Hey gidi “bizim koca Hikmet!”

Gördünüz işte! Sadece bizim gibi acizler değil, devrimcilerin en tükenmezi bile aşkını ifade ederken onun dizelerine sığınıyor.

Engin Demiriz ve diziye ilişkin görüş belirten tüm okurlara sonsuz teşekkürler.

Küba hâlâ umudun coğrafyası. Che hâlâ devrimci. Nâzım Hikmet ve Nâzım Hikmet sevgisi hiç tükenmiyor!



Zeynep Oral - Cumhuriyet - 4 Şubat 2010