28 Aralık 2011 Çarşamba
Best of 2011 (part one)
Gönderen
THEGODISNOWHERE
zaman:
19:22
“Ucube.”
*
“Seyrantepe’de Galatasaray’ın bir Allah kuruşu yoktur.”
*
“Ben Müslümanım ama laik değilim, fakat laik ülkenin başbakanıyım, Mısır’a laik anayasa tavsiye ediyorum, laiklikten sakın korkmayın, umarım Mısır laik olacaktır.”
*
“Umutlarınızı asla yitirmeyin, umutlarını asla yitirme Somali...”
*
“Kılıçdaroğlu diye bir şey yoktur, sanaldır, cibiliyetsiz, yüz karası, dik duramayan, çapsız, sığ, geri vitese takan, karikatür muhalefeti, sen ne diyorsun be, amatör şeyhülislam, kıvırıyor...”
*
“Ben bir şeye çok hayret ediyorum, bazı bayanlar ekranlarda kadın erkek eşitliği diyor, eşit haklara falan eyvallah ama, diğeri yaradılışa ters.”
*
“NATO’nun ne işi var Libya’da? Böyle saçmalık olur mu yahu... Bakın biz Türkiye olarak buna kesinlikle karşıyız, konuşulamaz, düşünülemez.”
*
“Bunlar kaz güdemez, bırak davarı, koyun bile güdemez, bunlar keçi güdemez.”
*
“Nükleer santral için riskli diyorlar, o zaman evinize Aygaz tüpü de koymayın, kozmetik dünyada böyle sıkıntılar var.”
*
“Yumurta alacak kadar paranız varsa, omlet yapıp yiyin, orda kalkıyorsun yumurta atıyorsun, bu nasıl özgürlük? Kusura bakmayın, Arapların atasözü vardır, men dakka dukka, olay bu.”
*
Çılgın proce...
*
“Marmaray’ın mimari çizgilerini merhum Abdülmecit dedemiz çizmiş, arşivlerden çıkardık.”
*
“Yok arkeolojik şey, yok çanak çömlek çıktı diyerek, bizi oyalıyorlar.”
*
“Ankara uzay başkenti olacak.”
*
“Birileri bozkurtlarıyla dolaşıyor, ben yaradılmışların en şereflisi eşref-i mahlukla dolaşıyorum.”
*
“Şifre meselesinde ÖSYM’yi dinledim, ben tatmin oldum.”
*
“Malatya büyükşehir olmak istiyor. Ancak, nüfusun 750 bin olması lazım. Burada ufak bi açığımız var. 10 bin eksik... Ne yapacaksınız? Hazır mıyız? Bayanların ellerini görüyorum, bazıları üç diyor, bazıları dört diyor. Üç olsa yeter zaten. Ses az geliyor beyler... En geç iki yıl içinde bu 10 bin açığı tamamlamalısınız, ona göre.”
*
“Ahhh benim milletim ahh... İkinci milli şef Demirel gelmiş 87 yaşına, hala ortalığı karıştırıyor, çete kardeşliği yapıyor, ahhh ahhh ne dolaplar dönüyor.”
*
“Et tekrar-u ahsen
velev kane yüzseksen.”
*
“Feysbuk falan, yahu bunlar çirkin, berbat, herkes adına her türlü ahlaksızlık yapılabilir.”
*
“Almanya’da Hans fırsat yakalayacak, Helga fırsat yakalayacak da, benim Ahmetim Mehmetim Ayşem niye yakalamasın, vizyonumuz bu.”
*
“Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’ni kim kurdu? 2007’de biz kurduk. Zonguldak’ta üniversite var mıydı? Yoktu. Kuracağız dedik. Kurduk.”
*
“Hayaldi gerçek oldu.”
*
“Tuvalet bir milyon liraydı be, sayemizde bir liraya gidiyorsun.”
*
“Taksim’de bin kişiyi, iki bin kişiyi yürütmek problem değil. biz de kalkarız onların karşısına 5 bin, 10 bin tane genci koyarız.”
*
“Aynı dağın yeliyiz biz.”
*
“Bizim bölücülerle masaya oturduğumuzu söyleyenler, bu alçakça iftirada bulunanlar, şerefsizdir, müfteridir.”
*
“Amerika’da Hollywood, Hindistan’da Bollywood, Mardin’de Mardinwood olacak.”
*
“Hopa’da bir tanesi de kalp krizi geçirmiş, ölmüş, üzerinde durma gereği duymuyorum.”
*
“Bakıyorum televizyonda, polis panzerine tırmanan bir tane kız mıdır kadın mıdır, bilemem.”
*
“Camiye hakaret ettiler. Allah-u Teala’ya dil uzattılar. İtikadımıza ters konuşuyor. Kendisi Alevi’dir. Haydi ellerinizi göreyim... Maşallah maşallah. İnşallah daha iyi olacak. Elhamdülillah.”
*
Seçim... Yüzde 47.
*
“Kalfalık dönemi bitti.
Ustalık dönemi başlıyor.”
*
“Ne dediler, arkadaşlarımız yemin etmedikçe biz dört yıl da olsa yemin etmeyeceğiz dediler, bu sözü unutmayın, göreceksiniz, tükürdüklerini yalayacaklar.”
*
“Maç başladıktan sonra kural değiştirilmez, gol nasıl olur, penaltı nasıl olur, hepsi önceden belli, dürüst olun, tarafsız olun, yüz yüze bakacağız, birbirimize ayak oyunu, çalım atmayalım.”
*
“Donanmamızı oraya gönderiyoruz, İsrail eskisi gibi Akdeniz’de at oynatamayacak, gerekirse savaşırız.”
*
“Kusura bakma, ben bu tertemiz alnımı, ak alnımı, senin o lekeli dudaklarına sürdürmem, senin ağzın ve dudakların lanetli, senin o kirli öpücüklerine ihtiyacımız yok, başkasına sakla.”
*
“Elbette medyamıza müdahale arzusu içinde değiliz ama, medyamız milli duruş sergilesin.”
*
“Bence bu dönem lüks eve girme, sen en iyisi oturduğun yerde oturmaya devam et.”
*
“Zam diyorlar... Kardeşim, sigara içmezsin, olur biter, alkolü daha az tüketirsin, olur biter, kalkıp da Porşe kullanacağına, Vosvagen’e bin, Fiat’a bin.”
*
“Dersimli Seyid Rıza’nın hikayesi yürek burkucudur.”
*
“Parası olan askerlikten kurtulacak, parası olmayan askere gidecek, benim vatandaşım bu işe sıcak bakmıyor, ben şahsen böyle bir sorumluluğun altına girmem, referandum yaparım.”
*
“Bedelli askerlik benim için önemli ve acil bir konu.”
*
“Bıçak kemiğe dayandı. Bedelini mutlaka ödeyecekler. Allah yar ve yardımcımız olsun.”
*
“Bedeli 30 bin lira.”
*
Ve elbette, yılların klasiği...
“Durmak yok, yola devam.
yılmaz özdil
29 Kasım 2011 Salı
TAYYİP ERDOĞAN’IN “BİRADERLER ÖRGÜTÜ”
Gönderen
THEGODISNOWHERE
zaman:
16:21
Türkiye’deki partinin adını biliyorsunuz:
Adalet ve Kalkınma Partisi.
Mısır’daki Müslüman Kardeşlerin partisinin adını biliyorsunuz:
Hürriyet ve Adalet Partisi.
Fas’ta seçimi kazanan İslamcı partinin adını biliyorsunuz:
Adalet ve Kalkınma Partisi.
Tunus’ta seçimi kazanan İslamcı partinin adını biliyorsunuz:
Ennahda Partisi
Bakalım Libya’daki partinin adı ne olacak? Partilerin amblemleri bile benzer; kiminde elektirik lambası kiminde gaz lambası!
Tesadüf mü:
Hiç olur mu?
Üstelik ortak noktaları o kadar çok ki:
Hepsi Vahabi İslam’cı... Sufilikle savaş içindedirler.
Devlet ve siyasetin islamlaştırılmasından yanalar. “Demokrasi”yi aldatma amacıyla dillerinden düşürmüyorlar. Zaten demokrasiden anladıkları sadece sandık!
Neoliberal-kapitalist küreselleşmeden yanalar. Devletçiliğe, ulusalcılığa karşılar. Dışa bağımlı, serbest piyasası ve özelleştirmeden yanalar. Toplumsal örgütlenmelere, ifade özgürlüklerine karşıdırlar.
ABD ile stratejik ortaklık taraftarısdır hepsi.
Yani...
Hepsi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin “Ilımlı İslam” taraftarı partileri.
Türkiye, Tunus, Fas tamam. Şimdi sıra Mısır’da...
Bu nedenle son 10 gündür Tahrir Meydanı’ndaki gençlere, solculara, demokratlara Müslüman Kardeşler destek vermiyor. Biliyorlar ki halkın desteğiyle bir hafta sonraki seçimlerde hükümet olacaklar. Yani “Ilımlı İslam”ın sözümüz ona “demokrat-özgürlükçü” bir partisi daha iktidar olacak!
Bu nedenl: Nasıl Müslüman Kardeşler Tahrir Meydanı’na destek vermiyorsa küresel iletişim devleri de eylemleri görmek istemiyor. Proje’nin bozulmasını istemiyorlar.
Sonra Libya’da “özgür” seçimler yapılacak.
Sonra sıra Suriye’ye gelecek...
Sonra sıra İran’a gelecek...
Sonra ABD dünyanın en büyük enerji patronu olacak... Dermişiz... Gelecek her daim şaşırtıcıdır...
NOT: Bu arada kimi gazeteler Fas’taki seçimi kazanan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kendisine Türkiye’deki AKP’yi örnek aldığını yazdılar. Pes doğrusu, Fas AKP’si 1997’de kuruldu. Türkiye AKP’si ise o yıllarda sadece okyanus ötesinin kafasındaydı! Daha kurulmamıştı yani...
Odatv.com
21 Kasım 2011 Pazartesi
Dinimizden, mezhebimizden olmayan kişilerin kitaplarını niye okuturlar ki?
Gönderen
THEGODISNOWHERE
zaman:
00:11
MEB Urgan'ı 'sakıncalı' buldu!
"Dinimizden, mezhebimizden olmayan kişilerin kitaplarını niye okuturlar ki?"
Edebiyat profesörü ve dünya edebiyatının başyapıtlarını Türkçe'ye kazandıran Mina Urgan'ın anı kitabı, MEB tarafından lise öğrencileri için sakıncalı bulundu. MEB görevlisi "Dinimizden, mezhebimizden olmayan kişilerin kitaplarını niye okuturlar ki?" diye sordu. İdarenin soruşturma konusu yapmak üzere başlattığı incelemenin gerekçesi ise kitabın küfür içermesi, Allah inancı hakkında kuşku yaratması ve içkiye özendirmesi!
BirGün gazetesinden Ünal Özmen'in haberi şöyle:
Edebiyat profesörü ve dünya edebiyatının başyapıtlarını Türkçe'ye kazandıran Mina Urgan’ın Bir Dinozorun Anıları adlı kitabı lise öğrencileri için sakıncalı bulundu. Ankara Yenimahalle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, kitabı “Kişisel Hayatı Konu Alan Metin Türleri” konusuna örnek olarak 9'uncu sınıf öğrencilerine öneren Batıkent semtindeki Mobil Anadolu Lisesi edebiyat öğretmeni Suna Kayabaştar hakkında inceleme başlattı. İdarenin soruşturma konusu yapmak üzere başlattığı incelemenin gerekçesi ise kitabın küfür içermesi, Allah inancı hakkında kuşku yaratması ve içkiye özendirmesi.
İnceleme yapmakla görevlendirilen Batıkent Endüstri ve Meslek Lisesi Müdürü Adem Öksüz 15 öğrencinin ifadesine başvurdu. Ancak suçlama konusunu tarafsız olarak incelemesi gereken muhakkikin, ifadesine başvurduğu öğrencileri yönlendirip kendi yazdığı ifade metnini imzalatması, sonucu belli soruşturmanın kasta dayandığı izlenimi veriyor. İfadesine başvurulan öğrencilerden edinilen bilgiye göre muhakkik, kendi yargısını içeren öğretmeni suçlayıcı ifade metnini öğrencilere imzalamaya zorladı.
'Dinimizden olmayanları okumayın'
Mobilye (kendi ifadesiyle) ve İç Mekan Tasarımı öğretmeni olan muhakkik, öğrencilerden, kendilerine önerilen başka kitapların adını da öğrenmek istedi. Bir öğrencinin Anton Çehov’un bir kitabının da önerildiğini belirtmesi üzerime muhakkik “Şu tişörtlerde resmi bulunan teröristin kitabı mı?” diyerek tepki gösterdi. Öğrencinin Çehov ile Che Guevara’nın farklı kişiler olduğunu belirtmesi üzerine okul müdürlüğü de yapan muhakkik “Bunlar dinimizden değil, mezhebimizden değil niye kitaplarını size okutuyorlar ki!” diyerek tepki gösterdi.
Eğitim-Sen: Takipçisi olacağız
Konuyla ilgili olarak bilgisine başvurduğumuz Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, soruşturma konusunun İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderilen bir e-postaya dayandığını, “Konusu küfür, Allaha inanmama, içkiye özendirme olan bir kitabı 28 öğrenciye zorla aldırma” olduğunu belirtti. Yıldız, öğretmenin ders konusuna uygun olarak Türk edebiyatının seçkin örneklerini öğrencilere önermiş olduğunu, Bir Dinozorun Anıları kitabını da öğretmenin programın “hatıra, gezi, biyografi, mektup, günlük” türünün önemli yapıtlarından biri olduğu için önerdiğini belirterek “İdarenin tutumuna anlam veremedim” açıklamasında bulundu.
Veliler Cumhuriyet Savcılığa şikayet edecek
Öğrenci velileri, çocuklarına baskı uygulayarak yalan beyanda bulunmaya zorladığı gerekçesiyle muhakkik hakkında cuma günü Ankara Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundular. Diğer velilerin ise dilekçelerini hazırladığı ve pazartesi günü savcılığa gidecekleri öğrenildi.
Dersin amacına en uygun kitap
Bir Dinozorun Anıları, Türk Edebiyatı dersinin “Kişisel Hayatı Konu Alan Metin Türleri” konusuna en uygun kitaplardan biri: Yayımlandığı 1998 yılında en çok okunan kitaplar arasına giren Bir Dinozorun Anıları’nı okuyanlar sadece Mina Urgan’ın öz yaşamı hakkında değil, tanınmış birçok yazarın biyografisi hakkında da bilgi sahibi oluyor. Halide Edip Adıvar, Abidin Dino, Necip Fazıl, Sait Faik Abasıyanık, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Orhan Veli bunlardan sadece birkaçı… Bu bakımdan kitap, edebiyat derslerinin anı, öz yaşam ve öyküleyici anlatım konuları için en uygun kitaplardan biri olma özelliği taşıyor.
Ortaöğretimde anı türü zorunlu
Ortaöğretim 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda okutulan Türk Edebiyatı Dersi Öğretim Programının tümünde Öğretici Metinler başlıklı ünitelerde “Kişisel Hayatı Konu Alan Metin Türleri”ne (Hatıra, Gezi, Biyografi, Mektup, Günlük) yer verilmesi zorunlu.
Aynı şekilde ortaöğretim 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda okutulan Dil ve Anlatım dersi öğretim programının anlatım türleri başlıklı 3. ünitesinin Öyküleyici Anlatım konusunun Öyküleyici anlatımda bulunan ögeleri belirler davranışı için önerilen etkinliklerden biri şöyle: Öğrenciler, tarihî bir olayı anlatan metni, tanınmış bir kişinin hatırasını, kısa bir öyküyü, bir masalı veya bir romanın özetini okur.
Öğretmenler, Dil ve Anlatım dersi programının “öğretmen, amaçları gerçekleştirmek üzere öğrencileri kazanımlar doğrultusunda metinlere yönlendirmelidir” talimatı uyarınca öğrencilerini edebî metinlere yönlendirip metinlerin “zihniyet, yapı, tema, dil ve anlatım bakımlarından incelemelerini ve yorumlamalarını” isteyebiliyor.
Mina Urgan (1915 - 2000) kimdir?
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Filolojisi bölümünü bitirdi. İ.Ü. İngiliz filolojisi bölümünde doktorasını yapan Urgan, doçentlik unvanını "Elizabeth Devri Tiyatrosunda Soytarılar" isimli çalışmasıyla aldı (1949). 1960’da profesör olan Mina Urgan öğretim üyesi olarak görev yaptığı İstanbul Üniversitesinden 1977'de emekli oldu.
Mina Urgan, öğretim üyesi olmasının ötesinde aynı zamanda bir edebiyat kuramcısıydı: İngiliz Edebiyatı Tarihi, Edebiyatta Ütopya Kavramı ve Thomas More adlı çalışmasına ek olarak Shakespeare ve Virginia Woolf üzerine incelemeler yaptı. Batı edebiyatının Thomas Malory, Henry Fielding, Balzac, Aldous Huxley, Graham Greene, William Golding, John Galsworthy ve Shakespeare gibi önemli yazarlarının yapıtlarını Türkçeye çevirdi.
Entelektüel kapasitesi Mina Urgan’ı, Cumhuriyet döneminin önemli edebiyat, sanat ve siyaset insanlarının dostluk kurduğu bir kişilik yaptı. Yaşadığı dönemin kısa bir tarihi olarak görülen Bir Dinozorun Anıları kitabı Urgan’ın dost çevresiyle zenginleşen anılarından oluşuyor. Yazarın Bir Dinozorun Gezileri adlı kitabı da çok okunan kitaplar arasındaki yerini almıştı.
kaynak:http://www.gercekgundem.com/?p=417943
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
